Moğolistan’dan İstanbul’a Uzanan Bir Aşk Hikâyesi: Nomuuna & Amartuvshin
+0311EOcaEPtsAM+03EOcak+0300ROcaAM+03
Moğolistan’dan İstanbul’a Uzanan Bir Aşk Hikâyesi: Nomuuna & Amartuvshin
Bazı aşklar vardır; sınır tanımaz, haritalara sığmaz. Uzaklardan kalkıp gelen, valizlerinde sadece kıyafet değil, kalplerinde kocaman bir hikâye taşıyan aşklar… Nomuuna ve Amartuvshin’in hikâyesi tam olarak böyle başladı. Moğolistan’dan Türkiye’ye, İstanbul’un sokaklarına uzanan bu yolculuk; fotoğraflarla anlatılan bir masala dönüştü.
İstanbul sabahları başka uyanır. Taş duvarlar, eski kapılar, dar sokaklar ve insanın içine işleyen o tanıdık ses… Nomuuna ile Amartuvshin’i ilk kez İstanbul sokaklarında fotoğraflarken, şehrin ritmiyle kalplerinin aynı anda attığını hissettim. Birbirlerinin ellerini tutuşlarında acele yoktu; sanki zaman onlara biraz dur demişti. İstanbul da buna saygı duydu.
Şehrin kalabalığından Yıldız Parkı’na doğru yürüdük. Yeşilin binbir tonuna karışan kahkahalar, rüzgârla hafifçe sallanan ağaçlar ve adımlarına eşlik eden kuş sesleri… Yıldız Parkı, Nomuuna’nın zarafetiyle, Amartuvshin’in sakin gücüyle bambaşka bir yere dönüştü. Bazen yürüdüler, bazen durup sadece birbirlerine baktılar. O anlarda fotoğraf çekmek değil, bir duyguyu saklamak gibiydi yaptığım.
Bu çekimi özel kılan anlardan biri de, günün sonunda kendi yöresel kıyafetlerini giymeleriydi. Moğolistan’ın kültürünü, renklerini ve köklü geçmişini İstanbul’un taşlarına taşıdılar. O an, iki coğrafya sessizce el sıkıştı. Kadrajın içinde yalnızca bir çift değil; geçmiş, bugün ve gelecek vardı. Gelenek ile modern zamanlar aynı karede, aynı ışıkta buluştu.
Benim için düğün fotoğrafçılığı; poz verdirmekten çok, hissettirmektir. Nomuuna ve Amartuvshin’le geçirdiğimiz bu gün, yine bana şunu hatırlattı: İnsan kendini güvende hissettiğinde, gülümsediğinde değil; gerçekten mutlu olduğunda güzelleşiyor. Çekim bittiğinde gözlerindeki ışık, doğru bir hikâye anlattığımızın en güzel kanıtıydı.
Onlar Moğolistan’a dönerken yanlarında sadece fotoğrafları değil, İstanbul’dan küçük bir parça götürdüler. Ben de onların hikâyesini, bu şehrin sokaklarında bıraktım. Belki bir gün bir başka çift, bu fotoğraflara bakıp kendi yolculuğuna cesaret eder.
İstanbul Düğün Fotoğrafçısı Olarak Yaklaşımım
Çok samimi, içten, sıcakkanlı ve pozitif bir düğün fotoğrafçısıyım. Amacım; çiftlerin kendileri gibi olduğu, zorlanmadığı ve çekim sonunda yüzlerinde gerçek bir mutlulukla ayrıldığı hikâyeler yaratmak. İstanbul düğün fotoğraf çekimi, Yıldız Parkı düğün fotoğrafları, yurt dışından gelen çiftlerle düğün çekimi gibi projelerde; her çifte kendi hikâyesine yakışan bir atmosfer sunuyorum.
Eğer siz de İstanbul’da doğal, duygusu olan, zamansız düğün fotoğrafları istiyorsanız; belki bir gün sizin hikâyenizi de birlikte anlatırız.