Bazı mekânlar vardır; insan içine adım attığında sesler yumuşar, zaman ağırlaşır. Hidiv Kasrı tam da böyle bir yer. Ağaçların gölgesi, taş duvarların hatırası, Boğaz’dan gelen hafif rüzgâr… Hepsi bir araya gelir ve aşkı daha görünür kılar.
Nursel ile Murat’la Hidiv Kasrı’nın bahçesinde buluştuk. Daha ilk anda belliydi: bu çekim çok pozlu, çok güldüren, bol kahkahalı geçecekti. Nursel’in zarif duruşu, Murat’ın sakin ama güven veren hali… Birbirlerine baktıklarında dünya bir anlığına susuyor gibiydi.

Kasrın kemerleri altında yürürken, çiçeklerin arasından geçerken, bazen bir kahve molasında bazen göz göze gelip gülümserken fotoğraflar kendiliğinden oluştu. Benim işim sadece o anları yakalamaktı. Zorlamadan, acele etmeden, “hadi poz verin” demeden… Çünkü gerçek duygular zaten yolunu bulur.
Hidiv Kasrı düğün fotoğraf çekimi için İstanbul’un en özel noktalarından biri. Doğasıyla, mimarisiyle, ışığıyla her kareye ayrı bir derinlik katıyor. Nursel’in gelinliği çimlerin üzerinde başka, taş zeminlerde başka bir hikâye anlattı. Murat’ın sade ama şık tarzı bu hikâyeyi tamamladı.

Çekimin sonunda olan şey ise hep aynı:
Yorgun ama çok mutlu iki insan.
“İyi ki bu çekimi yaptık” diyen bakışlar.
İşte ben tam olarak bunun için fotoğraf çekiyorum.
Eğer sen de Hidiv Kasrı düğün fotoğrafçısı arayışındaysan, doğal, samimi, içten ve seni anlatan kare gösteriyorsan doğru yerdesin. Buradan ayrılırken sadece fotoğrafların değil, güzel bir günün hatırası da seninle geliyor.
