Gün Batımında Gölün Sıcak Işığıyla Buluşan Bir Aşk Hikâyesi – Filiz & Mehmet’in Fotoğraf Çekimi
Gölün kıyısında, günün son ışıkları suyun üzerinde altın bir yol açarken Filiz ile Mehmet’le buluştuk. Rüzgâr, sazlıkların arasından usulca geçiyor; güneş, adeta çiftin mutluluğuna tanıklık etmek istercesine biraz daha yavaş batıyordu. O anlarda insan, dünyanın bütün telaşının geride kaldığını hissediyor. Sanki zaman, iki insanın birbirine baktığı yerde duruyor.
Filiz zarif bir gülümsemeyle gölün parıltısına doğru yürüdü, Mehmet her adımda ona eşlik etti. Birlikte attıkları adımlar, yorgun toprağa taze bir sevinç bırakıyordu. El ele yürürken aralarındaki sıcaklık, kadraja sığmayacak kadar genişti. İşte tam da bu yüzden seviyorum bu işi: İnsanların en mutlu anlarında onların yanında olmak, o anların içinde kaybolmak, ışığın, suyun ve sevginin ortak bir dil konuşmasına tanıklık etmek.

Çekim alanında başka çiftler de vardı, başka fotoğrafçılar, başka hikâyeler… Ama Filiz ile Mehmet bir ara bana dönüp, “En çok eğlenen biziz galiba!” dedi. O cümle kalbime bir not gibi düştü. Demek ki içimde taşıdığım pozitiflik, sıcaklık onlara da geçiyordu. Demek ki benim sevdiğim bu iş, karşılığını onların kahkahasında buluyordu. Bir fotoğrafçının bundan daha büyük bir ödülü olabilir mi?
Güneş batarken iki kadeh şarapla kutladılar aşklarını. Işığın son parıltıları kadehlerde titredi; o titremeye Filiz’in kahkahası, Mehmet’in huzurlu bakışı karıştı. O anı fotoğrafa sığdırmak değil de saklamak isterdim; çünkü bazı kareler yalnızca makinenin hafızasında değil, insanın içinde yer ediyor.
Her çekimde olduğu gibi, Filiz ve Mehmet’i de yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle uğurladım. Çünkü benim için bu iş yalnızca bir fotoğraf çekimi değil; çiftleri mutlu eden, onlara iyi gelen, onların en güzel günlerine bir parça ışık bırakan bir yolculuk. Her çiftin hikâyesi farklı; ama hissettirdikleri ortak: İçtenlik, samimiyet, sevgi ve güven.

Gün batımının büyülü ışığı altında Filiz ve Mehmet ile göl kenarında unutulmaz bir düğün çekimi gerçekleştirdikten sonra, günümüz İstanbul Sarıyer platosunda devam etti. Şehrin kalabalığından uzak, geniş ve sinematik atmosferiyle plato, gelinliğin tüm zarafetini ön plana çıkaran bambaşka bir sahne sundu. Filiz’in her adımında gelinliğin uçuşu, Mehmet’in ona hayran bakışları ve havanın o hafif serinliği, çekimin her anını doğal ve akıcı kıldı. Burada yaptığımız çekimler, gün batımındaki sıcak tonlarla birleşince çiftin hikâyesine sinematik bir dokunuş ekledi.
Sarıyer platosunda hem eğlendik, hem de çiftimizin enerjisini özgürce yansıtabileceği geniş bir alanın tadını çıkardık. Filiz ve Mehmet’in birbirlerine olan sevgisi, göl kıyısındaki romantizmin ardından plato çekimlerinde daha modern, stilize bir atmosfere dönüştü. O gün hem romantik hem de eğlenceli karelerle dolu iki ayrı dünyanın hikâyesini birleştirdik. Eğer doğal ışığın büyüsünü, şehir dışı atmosferin rahatlığını ve sıcak enerjiyi bir arada hissedeceğiniz bir düğün çekimi arıyorsanız, bu video tam size göre.

Benim için önemli olan da tam olarak bu—birlikte oluşturduğumuz anların sıcaklığı. Göl kenarında, gün batımının kızıllığında, sevginin en güzel hâli saklı kalıyor. Ve ben o hâli her defasında yeniden keşfetmek için sabırsızlanıyorum.
“İstanbul Düğün Hikayesi Fotoğrafları, Türkiye’nin Düğün Fotoğrafçısı, İstanbul Düğün Dış Çekim Fotoğrafçılığı ”
Böyle bir düğün fotoğraf çekiminin fiyatı için iletişime geçebilirsiniz. İstanbul Dış Çekim paketini tavsiye ediyoruz.
“Düğün Fotoğrafçısı istanbul , Düğün Fotoğrafçısı Fiyat, Düğün Fotoğrafları”
ismailozyurtcom@gmail.com
0 532 510 16 71
Comment
HER DETAYIYLA HARİKA BİR ÇEKİM OLDU. YAŞADIĞIMIZ UNUTULMAZ ANILAR, FOTOĞRAF KARELERİ İLE SONSUZA KADAR KAYDEDİLMİŞ OLDU. VİDEOMUZU KAÇ YÜZ KEZ İZLEDİK SAYAMADIK :)
BİZİ MASAL DİYARLARININ PRENS VE PRENSESİ GİBİ HİSSETTİREN SEVGİLİ İSMAİL BEY… HER ŞEY İÇİN ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ. İYİ Kİ SİZİ TANIDIK.